Belgesel yapımcısı ve gezgin Petr Horky Kuzey Kutbu’na doğru yolculuğa çıktığında, 150 km uzunluğundaki tehlikeli bölgeyi geçmek için hayatta kalma becerilerinden fazlasına ihtiyaç duydu.
Mart 2008’de, Petr Horky ve Miroslav Jakeš, kutuplardaki iklim değişikliğinin etkilerini incelemek için Kuzey Kutbu'na doğru yola çıktı. Son yirmi yılını dünyanın çeşitli tehlikeli bölgelerinde belgesel çekerek geçiren Petr, zor koşullar altında çalışmaya alışkındı. Ancak Kuzey Kutbu’na yaptığı yolculuk şimdiye kadar yaptığı en zor yolculuktu.
Eksi 45° sıcaklık koşullarında kar ve ince bir buz tabakasından oluşan geniş alanlarda gezinirken, ekibin zor koşullara zihinsel ve fiziksel olarak hazırlanmanın yanı sıra ekipmanlarının da rahatlıkla taşınabilir ve zor koşullara dirençli olmasını sağlaması gerekti. Seyahat sırasında kullanılmak için Toshiba Portégé R500 kolay taşınır dizüstü bilgisayar seçildi ve bu bilgisayar gezi sırasında toplanan önemli bilgilerin saklanması için kullanıldı.
HAFİF
Kişi başı 65kg’lık ağırlık sınırı olan ekip, dünyanın en kuzey noktasına ulaşmak için seyahat edecekleri 150km'lik yol boyunca yanlarına alacakları ekipmanı dikkatle seçmek zorundaydı. Dünyadaki en hafif çerçeveye (yalnızca 779g) sahip olan Portégé R500 bu seyahat için mükemmel dizüstü bilgisayardı. Böyle bir ortamda kolay taşınabilirlik son derece önemliydi: Petr, “Herşeyi kendiniz taşımak zorundaysanız, her bir kilogramın hesabını yapmanız gerekir; Portégé R500’ün hafifliği ilk avantajıydı.” diyor.
SAĞLAM
Portégé R500, taşınabilirlik dikkate alınarak tasarlandı. Petr sadece hafif bir dizüstü bilgisayar değil, aynı zamanda koşullara dayanacak bir araç arıyordu. Gezi sırasında Petr büyük bir buz kütlesinden geçerken kayarak R500’ü içeren sırt çantasının üzerine düştü. “Dizüstü bilgisayarımın bozulduğunu düşündüm.” “Ancak R500 aynı şekilde çalışmaya devam etti.”diye belirtmiştir. Kasada oluşan iki hafif çiziğe rağmen, Petr seyahatin geri kalanı boyunca dizüstü bilgisayarını kullanabildi.
DAYANIKLI
Yolculukları süresince Petr ve Miroslav, eksi 45°C civarındaki sıcaklık değerleri gibi dünya üzerindeki en zor ortam koşullarıyla mücadele ediyordu. Bu tür bir ortamda aşırı hava koşullarına dayanabilen güvenilir araçlara sahip olmak son derece önemlidir. Portégé R500 tam işlev göstererek, ekibin görüntü kayıtları ve sesli bir günlük aracılığıyla bölgedeki coğrafi değişiklikleri belgelemesini sağladı. Seyahat sırasında Toshiba Gigashot yüksek çözünürlüklü dijital kamera kullanılarak video kaydı da yapıldı.
Petr, “Eksi 45° derecelik sıcaklıklar son derece zorludur; Votkamız bile kısmen donmuştu!” diye belirtmiştir. “Sizi yarı yolda bırakmayacak bir elektronik cihazla çalışmanız gerekir ve SSD belleğiyle Portégé R500 en ideal seçimdi.”
R500’de yenilikçi bir tek parça sürücü (SSD) kullanılmıştır ve sabit disk sürücüsünün aksine hareketli parçalar içermemektedir. SSD, R500’ün enerji tüketimi açısından da daha ekonomik olduğunu göstermektedir. “Sadece iki pil kullanarak fotoğraflarımı Kutup’ta bile indirebiliyordum.”
Kuzey Kutbu’na ulaşmış olmakla yetinmeyen Petr,Grönland’ı geçip sahilden Güney Kutbu’na ulaşacağı yeni seyahatinde de Toshiba Portégé R500'ü kullanacak. |